Karadeniz Baseninde Sülfür-Oksijen Termoklin Sınırının Dikey Salınımları
2024-2026 R/V Bilim-2 CTD ve Kimyasal Sensör Verilerinin Analizi
https://doi.org/10.5582/yorunge.2026.14.2.02Karadeniz batı baseninde 200 metre derinliğe indirilen CTD ve elektrokimyasal mikrosensör kiti. (Fotoğraf: R/V Bilim-2 Araştırma Seferi)
Dünyanın en büyük meromiktik su kütlesi olan Karadeniz’de, yüzeydeki oksijenli üst su tabakası ile hidrojen sülfür (H2S) yüklü derin anoksik katman arasındaki ara yüzey (kemoklin/piknoklin) derinliği son otuz yılda belirgin bir sığlaşma eğilimi göstermektedir. Bu makale, batı baseninde 120 CTD istasyonundan toplanan çözünmüş oksijen, redoks potansiyeli ve yoğunluk verilerini modelleyerek, alt sınırın 135 metreden 98 metreye kadar yükseldiği kritik çekirdek alanları haritalandırmaktadır.
Öne Çıkan Bulgular ve Kuramsal Çıkarımlar
- •Anoksik su tabakası batı ana girdap merkezinde 98 metre derinliğe kadar tırmanmıştır.
- •Suboksik katman kalınlığı ortalama 35 metreden 18 metreye gerilemiştir.
- •Nehir kaynaklı azot yükü, ara yüzeydeki kemoototrof bakteri topluluklarının sülfür oksidasyon hızını baskılamaktadır.
Kemoklin Dinamiği ve Yoğunluk Tabakalanması
Karadeniz’in hidrolojik dengesi, Tuna, Dinyester ve Dinyeper nehirlerinden gelen tatlı su girdisi ile Akdeniz kökenli tuzlu dip suyunun Boğaz yoluyla alt akıntı olarak girişi arasındaki hassas gradyana dayanır. Bu iki su kütlesi arasında yer alan kalıcı piknoklin (yoğunluk sıçrama katmanı), dikey su karışımını neredeyse tamamen engeller.
Oksik katman ile anoksik katman arasında yer alan ve "Suboksik Bölge" (SOL) olarak adlandırılan tabakada, çözünmüş oksijen derişimi 10 µM altına düşerken hidrojen sülfür henüz saptanamayan seviyededir. Ancak 2024 ve 2026 kış soğuma rejimlerinin yetersiz kalması, bu ara bölgenin dikey kalınlığını daraltmıştır.
Saha Bulguları ve Kimyasal Profil
Alınan su numunelerinde amperometrik mikrosensörlerle yapılan yerinde (in-situ) ölçümler, serbest H2S gazının batı çanağında yer yer 95 metre derinlikteki izopiknal yüzeylerde (st = 16.20 kg/m³) belirdiğini ortaya koymuştur.
Bu durum, pelajik balık stoklarının dikey yaşam koridorunu ciddi biçimde daraltmakta ve kış konveksiyonunun dip sularına oksijen taşıma kapasitesinin zayıfladığını kanıtlamaktadır.
Kaynakça ve Referanslar
- Vardar, S. et al. (2025). Shoaling of the chemocline in the western Black Sea. Deep Sea Research Part I, 194, 103980.[DOI]
- Murray, J. W. et al. (1989). Unexpected changes in Black Sea chemistry. Nature, 338, 411-413.
Aynı Disiplindeki Diğer Araştırmalar
İstanbul Boğazı Alt ve Üst Akıntı Katmanlarında Hidrokinetik Türbin Yerleşimi
Prof. Dr. Haluk Demiriz, Doç. Dr. Selin Vardar