Demo site
Topografya, Kentsel Morfoloji ve Jeoloji•Cilt 13, Sayı 2••16 dk okuma süresi

Kapadokya Volkanik Tüflerinde Mevsimsel Donma-Çözülme Döngülerinin Mikro-Çatlak Yayılımına Etkisi

Göreme ve Uçhisar Kaya Mimarilerinde Bozulma Kinetiğinin Akustik Emisyonla Takibi

Y. Mimar Elif Karadağ portresi
Y. Mimar Elif KaradağİTÜ Mimarlık Fakültesi, Hesaplamalı Tasarım ve Malzeme Mirası Grubu
Dr. Ayşe Perver Bozkurt portresi
Dr. Ayşe Perver BozkurtHacettepe Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği, Hidrojeoloji Anabilim Dalı
DOI:https://doi.org/10.5582/yorunge.2025.13.2.14
Kapadokya vadi yamaçlarında oyma kaya pencereleri ve tüf katmanları dokusu

Uçhisar kalesi eteklerinde volkanik tüf yüzeyinde akustik emisyon sensör yerleşimi. (Fotoğraf: İTÜ & Hacettepe Ortak Saha Seferi)

Özet (Abstract)

Kapadokya bölgesinin simgesi olan oyma kaya yerleşimleri, Miyosen döneminde çökelmiş piroklastik tüf formasyonlarının oyulmasıyla meydana getirilmiştir. Bu kayaçlar yüksek gözeneklilik ve düşük mekanik dayanımları sebebiyle donma-çözülme gerilmelerine ve kapiler su emilimine karşı son derece duyarlıdır. Bu araştırmada, Uçhisar mevkiinde kaya yüzeylerine yerleştirilen piezoelektrik akustik emisyon (AE) sensörleriyle kış mevsimi boyunca suyun buz fazına geçişinde oluşan mikro-çatlak yayılım enerjisi sürekli olarak kaydedilmiştir. Sonuçlar, kritik çatlak yayılımının sıcaklığın -2°C ile -6°C aralığına indiği saatlerde yoğunlaştığını ortaya koymaktadır.

Öne Çıkan Bulgular ve Kuramsal Çıkarımlar

  • •Termal genleşme farkları çözülme evresinde donma evresine kıyasla %54 daha fazla elastik enerji boşalmasına yol açmaktadır.
  • •Yüzey hidrofobik koruyucularının gözenekleri tamamen kapatmaması, buhar difüzyonuna izin vermesi zorunludur.
  • •Geliştirilen akustik emisyon izleme ağı UNESCO alanlarında anlık yapısal çökme erken uyarısı sağlayabilir.

Piroklastik Kayaçların Gözenek Hacmi ve Su Davranışı

Kapadokya tüfleri %35 ila %48 arasında değişen olağanüstü yüksek bir gözeneklilik oranına sahiptir. Kılcal emilim katsayısı yüksek olan bu yapay olmayan süngerimsi doku, yağmur ve kar sularını bünyesine hızla çekmekte, ancak suyun buharlaşarak tahliyesi yavaş gerçekleşmektedir.

Kış gecelerinde yüzeyde donan suyun genleşmesi (%9 hacim artışı), kılcal gözenek çeperlerinde çekme gerilmeleri yaratarak pul pul dökülmelere (spalling) ve derin çatlaklara yol açar.

Akustik Emisyon Ölçümleri ve Restorasyon Çıkarımları

Kayaç içerisine 10 cm aralıklarla açılan mikro-sondajlara yerleştirilen 150 kHz rezonanslı AE sensörleri, çatlak oluşum anındaki elastik dalgaları milisaniye hassasiyetinde yakalamıştır. Donma cephesinin kaya içine doğru ilerleyiş hızı saatte 8 mm olarak belirlenmiştir.

Kaynakça ve Referanslar

  1. Karadağ, E. & Bozkurt, A. P. (2024). Acoustic emission monitoring of freeze-thaw damage in volcanic tuffs of Cappadocia. Rock Mechanics and Rock Engineering, 57, 4510-4528.[DOI]
Anahtar Kelimeler:KapadokyaVolkanik TüfDonma-ÇözülmeAkustik EmisyonKaya MekaniğiKültür Mirası

Aynı Disiplindeki Diğer Araştırmalar

Topografya, Kentsel Morfoloji ve JeolojiCilt 14/1

Tarihi Yarımada'da Gözenekli Pişmiş Toprak Elemanların Kentsel Isı Adası Etkisini Sönümleme Katsayısı

Y. Mimar Elif Karadağ

Giderek artan kentsel ısı adası (UHI) etkisi, modern beton ve asfalt yüzeylerin güneş enerjisini depolaması ve gece saatlerinde çevreye yaymasıyla mikroiklim dengesini bozmaktadır. Bu araştırma, İstanbul Tarihi Yarımada’da yer alan geleneksel Horasan harçlı gözenekli tuğla duvarların ve terakota cephe elemanlarının nem tutma ve evaporatif buharlaşma kapasitelerini incelemektedir. Yerinde termal kamera ve bağıl nem ölçümleri, pişmiş toprak elemanların yüzey sıcaklığını betonarme yüzeylere kıyasla 8.4°C daha serin tuttuğunu belgelemektedir.

13 dk
6840
Topografya, Kentsel Morfoloji ve JeolojiCilt 13/3

Menderes Grabeni Derin Jeotermal Sahalarında Karbon Dioksit Enjeksiyonu Sonrası İzotop Denge Modelleri

Dr. Ayşe Perver Bozkurt

Batı Anadolu jeotermal sahaları, dünyanın en yüksek çözünmüş CO2 derişimine sahip hidrotermal akışkanlarını barındırmaktadır. Üretim sırasında basınç düşüşüyle gaz fazına geçen karbondioksit, hem sera gazı emisyonuna yol açmakta hem de kalsit (CaCO3) kabuklaşmasını tetikleyerek üretim kolonlarını tıkamaktadır. Bu çalışma, reenjeksiyon kuyularından rezervuara geri basılan süperkritik CO2-su karışımının 220°C sıcaklık ve 180 bar basınçtaki izotopik dengesini (δ¹³C ve δ¹⁸O) ve mineral tutma kapasitesini modellemektedir.

17 dk
131290